Hizmetimizde



Armamız

Düşünceleriniz

 

İNAT

Yıllara inat geçmiyor zaman,
Güneş soğuğa inat eritiyor karla arasındaki buzları.
Çocukluğumun yaşanmamış yıllarını bağışladım,
yeni doğan çocuklara.
Bahçemdeki ağacın dalından
kurupta sallanamadığım salıncağımı çözdüm.
Misket yerine oynadığım kozalaklarımı,
evimin camından dışarıya attım
arkasından bakmadım
ve ağlamayada kalkmadım.

Çocukluğumu feda ettim,
ömrümü değirmen gibi öğüten hayata.
Yıllara inat geçmeyen zamana
hislerimi bağışladım.

Yıllara inat geçmiyor zaman.
Ağaçlar rüzgara inat dimdik ayakta
ve yağmayan yağmura inat verimli yine toprak.

Reçetesiz verilen ilaçların yan etkileri gibi
bana hep yan etki yapan sevdalar yaşadım.
yanlış aşklar yüzünden fenalaşan yüreğim
şimdi yoğun bakımda.
Ve tıp tarihinde üretilmedi kalplere inat sevda ilacı
Yan etki yapan sevdalar yüzünden fenalaşan
ve yoğun bakımda olan yüreğim,
üretilemeyen sevda ilacı yüzünden yitirdi yaşamını.

Yaşanmamış engüzel sevdalarımı bağışladım yeni sevdalılara.

GAZİ KORKUT

YORGUN

Yorgun bir günün puslu akşamında
Gözlerimde bir perde gecenin zifiri karanlığında
Yıldızlar utanıyor benden
Ve ay paramparça bugece

Bak yine dudaklarımda
arkasını kesmeden yaktığım sigaralarım
Yine boğazımı kurutmadan
yudumladığım şarabım
Veyine dilimden düşürmediğim
sevda şarkılarım

Hani birmazim vardı unatamadığım
Hani birsevdam vardı gönlümde
birdaha yaşamadığım
Bir yırtık resmin vardı
Cüzdanımda sakladığım
Birsen vardın, yorgun birgünün puslu akşamında
Gözlerimden yaş olarak akıttığım,
Ben gözyaşlarımı, gözlerimden dışarıyadeğil
Kalbimden içeriye akıttım
Gözyaşlarım kutsaldır sevdiğim
Herkesten gizli ağladım.

Yine ay paramparça bugece
Yıldızlar utanıyor benden
Yorgun bir günün puslu akşamında
Yine sensizim
Ama senden bir gece yaşıyorum
Seni sensizliğinden soruyorum
Ben yine bugece içiyorum
Gözyaşlarım kutsaldır sevdiğim
Herkesten gizli ağlıyorum.

GAZİ KORKUT

 

GÖNDERİLMEMİŞ MEKTUP

BU SÖZLER…
MEMLEKETİMDEN,ANADOLU’DAN ANADOLUNUN GURBETE İSYAN ETMİŞ BİR KÖYÜNDEN.BELLERİ BÜKÜLMÜŞ ELLERİ NASIRLI,MUHTEŞEM ŞANLI TARİHİMİZDE TARİHE TANIKLIK ETMİŞ BÜTÜN ZORLUKLARI AŞMIŞ BİR BİRLERİNE EL AYAK OLMUŞ,AMA TEK GÖZLÜ EVLERİNDE YÜREKLERİNDE EVLAT HASRETİ YANAR KOR OLMUŞ.
BİR ANA VE BABA’DAN,ŞERİFE TEYZE İLE CEMİL AMCADAN GURBETTEKİ OĞULLARINADIR;

ADAKLAR ADADIK ,YOLUNA KURBANLAR KESTİK OĞUL.ALLAH’TAN SENİ NİYAZ ETTİK SABRETTİK SELAMETE ERDİK SONUNDA MEVLA SENİ BAHŞETTİ MURADIMIZA ERDİK,VE GECE GÜNDÜZ YARADANA ŞÜKRETTİK.
EL BEBEK, GÜL BEBEK BÜYÜTTÜK SENİ Bİ DEDİĞİNİ İKİ ETMEDİK SEN MAHALLENİN ÇOCUKLARIYLA OYNARKEN SOKAKLARDA,BİZ BABANLA CAMDAN SENİ İZLERDİK.EVE ÜSTÜN BAŞIN TOZ İÇİNDE DÖNERDİN,VE KAPIDA ÖYLECE DURUP MAHÇUP,MAHÇUP BİZE BAKARDIN SANA KIZACAĞIMIZI SANIRDIN SANA KIZABİLİRMİYDİK YAVRUM
KINALI KUZUM
KARA GÖZLÜM
CİĞERİM OĞLUM
HAYATIMIZ BOYUNCA HEP YOKSULLUK ÇEKTİK .BİR İNEĞİMİZ BİRDE SÖZÜM ONA MERKEBİMİZ VARDI,BİRDE BABADAN KALMA KÖYÜN DIŞINDA BİR TARLAMIZ ,BABAN İLK VE SON DEFA ASKERE GİDERKEN ÇIKMIŞTI GURBETE,ONDAN SONRA BİR DAHA KÖYDEN GURBETE GİTMEMİŞTİ.
HEM NASIL GİTSİNKİ ELDE YOK AVUÇTA YOK.BENİDE YALNIZ BIRAKAMAZDI ZATEN
BİZİM YOKSULLUĞUMUZDAN SENDE NASİBİNİ ALDIN OĞUL.BAYRAMLARDA BAYRAMLIK ALAMAZDIK SANA
BABAN AĞAÇTAN OYUNCAK ARABALAR YAPAR SANA ONLARI VERİRDİ.KENDİ İÇİ İÇİNİ YERDİ AMA SANA BİŞEY BELLİ ETMEZDİ OKULA GİTTİĞİN ZAMANLARDA HEP HAYIR SEVERLERİN VE ÇOCUKLARININ VERDİĞİ ELBİSELER VE KİTAPLARLA OKUDUN BUNA RAĞMEN ÇOK BAŞARILI OLDUN.KARNELERİNİDE HEP PEKİYİALDIN
KINALI KUZUM
KARA GÖZLÜM
CİĞERİM OĞLUM
GÜNLER SU GİBİ AKTI,VE SEN GENCECİK SUGİBİ BİR DELİ KANLI OLDUN ,BİZİM ELİMİZ AYĞIMIZ, GÖZÜMÜZ KULAĞIMZ OLDUN BİZİM İŞLERİMİZİ ÇEKİP ÇEVİRİRDİN BİZİ RAHATA ERDİRDİN ,ANAM DERDİN BABAM DERDİN ,BİRDE KÖYÜN ENGÜZEL KIZINI SEVDİN.BİZE BİRŞEY BELLİ ETMEZ GİBİYDİN AMA BİZ ANLARDIK.
HEP YANIK ,YANIK TÜRKÜLER DİNLERDİN HEM DİNLERDİN HEM SÖYLERDİN,SON GÜNLERDE ÇOKTA DÜŞÜNCELİYDİN , BİR GÜN SEVDİĞİN KIZA KASABANIN ZENGİNLERİNDEN BİRİSİ GÖRÜCÜYE GELDİ
KINALI KUZUM SENDE OGÜN EVDEN ÇIKIP GECE YARILARINA KADAR DÖNMEDİN.GÖZLERİMİZ YOLLARDA KALDI KAPILARDA CAMLARDA SENİ BEKLEDİK,SENSE ÇOK ÜZGÜN BİHALDE GELDİN.NESEN UYUDUN OGECE NEDE BİZ ,NİHAYET BİZE OKIZI SEVDİĞİNİ SÖYLEDİN.ANAM ,BABAM GİDİN BANA ONU İSTEYİN DEDİN,KOMŞUMUZ HASAN VE KARISI ,ZELİHA İLE DÜNÜRLÜĞE GİTTİK.ALLAH’IN EMRİNİ PEYGAMBER’İN KAVLİNİ TEKLİF ETTİK. AMA ONLAR BU İŞİN OLAMAYACAĞINI SÖYLEYİP
.
HEM SENİN HAYELLERİNİ HEM BİZİM OCAĞIMIZI SÖNDÜRDÜLER.KIZI KASABALIYA VERDİLER,SENDE BİDAHA KENDİNİ TOPARLAYAMADIN .AKLINA KOYMUŞTUN GİDECEKTİN BURALARDAN BİZİ HASRETE KOYACAKTIN,GÖZLERİMİZİ YOLLARDA KOYACAKTIN BELLİYDİ
GURBET GÖRÜNÜYORDU BELLİYDİ UZUN ,UZUN YOLLAR GÖRÜNÜYORDU.
ANAM DEDİN BABAM DEDİN BİRGÜN DEDİN BİR GÜN DÖNECEM,SİZİDE GÖTÜRECEM BURALARDAN KİMSEYE MUHTAÇ ETMEYECEM :GİTME KARA GÖZLÜM ,BİZ SENLE BURDA MUTLUYUZ ,DEDİK AMA DİNLETEMEDİK
VESEN ÇEKTİN GİTTİN ARDINDA SANA HASRET KALACAK İKİ YÜREK BIRAKTIN VEGİTTİN OĞUL GİTTİN.
GÜNLER HAFTALARI HAFTALAR AYLARI KOVALADI NE KENDİN GELDİN NESENDEN Bİ HABER GELDİ
GÜNDEN GÜNE HASRETİN İÇİMİZİ KAVURDU.SON GİYDİĞİN GÖMLEĞİ YIKAMADIM OĞLUM.ÇÜNKÜ İÇİNDE SENİN KOKUN VAR.BABANLA GECE YASTIĞIMIZA KOYUP KOKLAYARAK UYUYORUZ.SANKİ SEN VARMIŞSIN GİBİ ONUNLA KONUŞUYORUZ.NERDESİN?
KINALI KUZUM
KARA GÖZLÜM
CİĞERİM OĞLUM
BAYRAMLAR GELDİ GELMEDİN.HERGELEN MİNİBÜSÜN ÖNÜNE KOŞTUK HERGELEN MEKTUPLARDA SENİ ARADIK.YOKTUN OĞUL BOYNUMUZU BÜKTÜN BİZİ DERDE SALDIN OĞUL.ARTIK ELDEN AYAKTANDA DÜŞTÜK KARA GÖZLÜM.TARLAMIZI KOMŞUMUZ EKİYOR.ALDIĞI MAHSULÜN YARISINI BİZE VERİYOR.
ÖYLECE GÜNLERİMİZİ GEÇİRİYORUZ.  GEÇENLERDE MUHTAR BİZİ YAŞ AYLIĞINA BAĞLATTIRDI. ALLAH ONDAN RAZI OLSUN HİÇ OLMAZSA İLACIMIZI ALIRIZ DEDİK.
BİRDE KÖYÜMÜZE YENİ BİR MUALLİM GELDİ.SENİNGİBİ SUGİBİ BİR DELİKANLI.ADI MURAT ALLAH NEMURADI VARSA VERSİN.ANASINA BABASINA BAĞIŞLASIN.ÇOK HATIRNAZ ÇOK EFENDİ BİR OĞUL,BAZEN BİZİ ZİYARETE GELİR,ÇAM SAKIZI ÇOBAN ARMAĞANI DER HİÇ ELİ BOŞ GELMEZ.ŞERİFE TEYZE CEMİL AMCA BENDE SİZİN BİR OĞLUNUZUM DER VE BİZLE SOHBET EDER.
KINALI KUZUM
KARA GÖZLÜM

KIŞIN GİYERSİNDİYE SANA ÖRDÜĞÜM YÜNÇORAPLARINI MUALLİM OĞLUMAVERDİM.BİZE GELİRKEN HEP ONLARI GİYER SANKİ SEN GELMİŞSİNGİBİ ONU BAĞRIMIZA BASARIZ.SENİN HASRETİNLE YANAN YÜREĞİMİZİ ONUNLA AVUTMAYA ÇALIŞIYORUZ OĞLUM GEÇENLERDE AYLIĞIMIZI ALMAYA KASABAYA GİTTİK.KOMŞUMUZ HASAN ÇEKİVERDİ PARAMIZI VEBİZİ GÖTÜRDÜ İLAÇLARIMIZI ALIVERDİ BİDE YİYECEK BİKAÇ BİŞEY SAOLSUN ONADA YÜK OLMAYALIMDİYE HANİ BİDEBİYER BİLMEDİĞİMİZDEN MİNİBÜSÜ KAYBEDERİZDİYE ARABADA OTURDUK YOLCULAR TOPLANANA KADAR OGÜNYANIMIZDAN HERGEÇEN OTOBÜSLERE YAŞLI GÖZLERLE BAKTIKHEP.VE İSYAN ETTİK GURBETE.BU YAŞIMIZA GELENE KADAR NEZORLUKLAR ÇEKTİK AMA HEPSİNE GÖĞÜS GERDİK FAKİRLİĞİMİZE YOKSULLUĞUMUZA HİÇ GÜCENMEDİK.AMA GURBETE İSYAN ETTİK AĞLAYIP,AĞLAYIP KAHRETTİK.
AKŞAM OLDU KÖYÜMÜZE GİTTİK.BABAN ŞÖYLE MIRILDANDI…BİZİM KAHRIMIZI KÖYDEN BAŞKA BİYER ÇEKMEZ HANIM. DOĞRU SÖYLEDİ OĞLUM,AH KINALI KUZUMSENDEN BİHABERDE YOK BUÇARESİZLİK İÇİMİZİ KEMİRİYOR YAVRUM KOMŞUMUZUN OĞLU İSTANBUL’A GİDİYORDU BABAN ORDAKİ AKRABALARINA HABER SALDI.SENDEN BİHABER ALIP BİZE BİLDİRMELERİ İÇİN.VENİCE GÜNLER SONRA BEKLEDİĞİMİZ HABERİ YİNE KOMŞUMUZUN İSTANBULDAN GELEN OĞLU GETİRDİ.HEMEN YANINA KOŞTUK SENİ SORDUK.
ÇOCUK:ŞERİFE TEYZE ,CEMİL AMCA NASIL SÖYLEYECEĞİMİ BİLEMİYORUM AMA…DEDİ
YOKSA DEDİK YOKSA MEHMET’İMİN BAŞINA BİŞEYMİ GELMİŞ?,ONA BİŞEYMİ OLMUŞ? YOK DEDİ YOK HAYIR.MEHMET İSTANBUL’DA ÇOK ZENGİN BİR SEMTTE ÇOKZENGİN BİRKADINLAKALIYORMUŞ DEDİ.
EVLENMİŞMİ MEHMET’İM DEDİM,HAYIR DEDİ. KADIN MEHMET’İN AKLINI ÇELMİŞ ONUN O SAF DUYGULARINDAN FAYDALANMIŞ.KORKARIMKİ MEHMET NE BU KÖYE NEDEBİZE DÖNER.
OĞLUM ÖYLEMİ,ÖYLEMİ KARAGÖZLÜM KINALI KUZUM UNUTTUNMU BİZİ DÖNMEZMİSİN BİZE BİDAHA?NEYAPALIM OĞLUM GURBET SENİN BAŞINI DÖNDÜRMÜŞ
ORDAKİ HAYAT AKLINI BAŞINDAN ALMIŞ . SEN İYİSİNYA SAĞSINYA BUNADA ŞÜKÜRBEOĞLUM,TEKSEN KENDİNE İYİBAKTA BİZKADERİMİZE BOYUN EĞERİZ BEOĞLUM.SENİN YERİNE YİNE
SON GİYDİĞİN GÖMLEĞİ KOKLARIZ BE OĞLUM.BİZ SENİN YERİNE YİNE SANA BENZEYEN MUALLİLERE OĞUL DİYE SARILIRIZ BE OĞLUM. BİZ SENİN İÇİN YİNE DUA EDERİZ.
KARAGÖZLÜM
KINALI KUZUM
CİĞERİM OĞLUM
SANA SON SÖZÜM ŞUDUR.

HAYATTA HERŞEYE SAHİP OLABİLİRSİN
SAHİP OLAMADIĞIN ERİŞEMEDİĞİN BİŞEY KALMAZ.
AMA UNUTMAKİ OĞLUM
ANA GİBİDE BABA GİBİDE YAR OLMAZ,
KAYBEDİNCE ANLARSIN DEĞERLERİNİ

YAZAN : GAZİ KORKUT

.

.

Köyüme Dair Nevarsa

Bir varmış bir yokmuş diye başlardı,bildiğim bütün masallar.
Büyükler anlatırdıhep ve çocuklarda derin bir sessizlik içinde dinlerdi
masallarda anlatılanları,ve oanlatılanlar
çıkmazdı çocukların o çocuk akıllarından,
sanki onlarda biri oluverirdi bu masallardaki kahramanlardan.

Nakış gibi işlenmiş yüreğime memleket,tıpkı bir masal gibi
sazların söz olduğu,duygularıma tercüman olan memleket türküleri.
Aaahh aaahh
Köyüme dair nevarsa şimdi hala aklımda,tıpkı bir masalgibi
ama,bir varmış bir yokmuş diye başlamaz memleket anılarım.
Hep vardı hep olacak,hani söylendiği gibi:
Orda birköy var uzakta oköy bizim köyümüzdür.
Gitmesekte görmesekte oköy bizim köyümüzdür.
Doğduğumda gurbet masaldı.
Sokaklarında çelik çomak oynadığım köyümvardı,
buşehir yalandı bir rüyaidi yalnız köyüm,köyüm vardı.
Komşularımız vardı acılarımıza ortak olan,
ve mutluluklarımızı hep beraber paylaşan,
Bayramlarımız vardı unutulmayan,
eş dost ziyareti yapılan
ve eli öpülesi büyüklerimiz vardı,saygı ve sevgi vardı hep
oysa şimdi bir masalgibi.

Köyüme dair ne varsa şimdi hala aklımda,
zurnacı Ramazan amca vardı,
düğünlerde zurnasını pek yanık çalardı.
Davulcu Abdullah dayı ortada,davuluylasanki dans ederdi.
Yan Ali amca vardı,o oynardı ıslığını çala çala,
Samancı dayı ise düğünü şenlendirirdi, şapkasını sallay sallaya.
Ya körüğünde ateşin başında demir döğen,
herçekiç sallayışında alınteri döken, Hasan usta vardı nerde şimdi?
Su değirmeni vardı Kazım amcanın,bir derenin başında,
köylümün alınteri öğütülürdü o dönen değirmen taşında,
ve ayrı bir tad olurdu,soframızın ekmeğinde aşında.
Aaahh aaahh

Köyüme dair nevarsa şimdi hala aklımda
sanki bir masal gibi,
ama bir varmış bir yokmuş gibi değil,köyüm hep vardı hep olacak,
belki zurnacı Ramazan amca olmayacak,
belki Abdullah dayı davuluna eskisi kadar güzel vurmayacak,
belki düğünlerde ıslık çalınacak ama
Ali dayının ıslığı kadar hoş olmayacak.
Düğünlerde oynayacak birileri olacak ama
Samancı dayı gibide şapkasını sallaya sallaya, güzel oynayan olmayacak.
Ama gözler hep onları arayacak.
Hani belki,Hasan ustanın körüğü ve çekici bir anı olacak ama
Hasan usta gibide ustaca çekiç vuran olmayacak.
Belki unlar satın alınacak ama
Kazım amcanın değirmeninin unu kadar tatlı olmayacak.
Yine genç kızlar gelin olacak ama
eskisigibi at üstünde gelin giden olmayacak.
Yine bayramlarımız olacak ama
hatırlanacak çok azkimse olacak.
Belki bunlar böyle olcak ama,köyüm hep olacak,
ve öylece tüm güzelliği ile kalacak.
Köyüme dair nevarsa,birvarmış biryokmuş gibi
tıpkı bir masal gibi,özledim köyüm seni.

Gazi KORKUT

YAYKIN’IM

Güneş doğar yaykın’ıma gölyerinin ardından,
Ve kuşkayasının gölgesi düşer çaytarlaya.
Komşumuz Sabri abi,erkenden kalkar giderdi
Atlarıyla yaylaya.
Ve örencik köprüsünden geçerken
Dağların bağrından kopupgelen ve akıp giden
O çayın serinliği vururdu yüzüne.
İbrahim dayı ise, besmele ile açardı körüğünü
Takardı kaynak gözlüğünü gözüne
Bakardı işine.

Yaykın’ıma güneş gölyerinden doğar
Yumaklı tepesinden batardı.
Çolbanın mehmet dayı
Yine Koğuz tarlada koyunlarıyla içiçe yatardı.
Sabah erken kalkardı
Minibüsçü fevzi abi ve çorçil abi,
Kasaba’ya gicek olanları almak için
Mahallede dolarşırlardı.
Gurbete gidenler ise minibüsün yanında toplaşır
Sevdikleriyle vedalaşır,
Geride kalan analar ve yarlar ağlaşırdı.
Onlar köyden çıkıp giderken
Bizde el sallardık minibüs tepe tarladan aşarken.

Yaykın’ıma güneş gölyerinden doğar
Yumaklı tepesinden batardı.
Ve insanlarımız karda kışta,yağmurda çamurda
Hiç durmadan çalışır,canını dişine takardı.
Köyümde hayat sanki farklıydı,
Yani,evlerimiz farklıydı,yollrımız,havamız,suyumuz,
Herşeyimiz farklıydı.Hele insanlarımız bambaşkaydı.
Komşuluklarımız bambaşkaydı,
Bayramlarımız bambaşkaydı.
Düğünlerimizde herkes oynar,
Cenazelerimizdeyse sarılıp ağlardık.

Güneş gölyerinden doğar
Yumaklı tepesinden batardı.
Çakaç oluğunun suyu çok soğuk akardı,
Ve tadına doyum olmazdı.
Camiye giderdi, Osman ağanın Hasan ve Mıstan dayı
Birbirleriyle şakalaşırlardı,
Sohbetlerine ise doyum olmazdı.
Camimiz cemaatsiz bizim sokakta çocuksuz kalmazdı.
Ama, Kasımın Cemal göründümü, ortada çoluk çocuk kalmazdı.
Kasabadan zerzavatcı gelirdi
Bir teneke buğdaya meyve sebze verirdi,
Bazen bedavaya karpuz keser
Orda bulunan herkese ikram ederdi.
Ve bir zaman sonra oda çekip giderdi.

Yaykın’a güneş gölyerinden doğar
Yumaklı tepesinden batar.
Vebu sıla hasreti yüreğimizi dağlar
Şimdi gözümde yaşlar,
Yaykın’ıma köyüme hasret yağar,özlem yağar
Memlekete hasret yağar özlem yağar.

 

Yorum ekle

Görüşleriniz Bizim İçin Önemli Teşekkür Ederiz...


Logomuz



Bayrağımız

Takvim

October 2018
S M T W T F S
30 1 2 3 4 5 6
7 8 9 10 11 12 13
14 15 16 17 18 19 20
21 22 23 24 25 26 27
28 29 30 31 1 2 3